MAKALELER
BU MAKALELER www.milliguc.com ve www.tepkimiz.net SİTELERİNDE 2 YIL ÖNCE YAYINLANMIŞTIR

Akademik Sorunlar (1)
Yazar Sedat DEMİRCAN
Doçentlik Sınavları:

Üniversite Dil Sınavı;

Neredeyse her yıl değiştirilen Doçentlik Sınavı Yönetmelikleri ile uygulanan Doçentlik Sınavlarında bir türlü ideale ulaşılamamıştır. Özellikle Üniversite Dil Sınavı (ÜDS) ile ilgili sorunlar artarak devam etmektedir.

Bu yıl Eylül Dönemi ÜDS. ilk defa Ankara dışındaki illerimizde de yapıldı. Dünya da kaç ülkenin üniversite sisteminde yabancı dil bu kadar önemlidir? Bu sorunun yanıtı belli, geçmişte sömürge olan, şimdi sözde idari yönden bağımsız, ekonomik yönden bağımlı ülkelerde olmazsa olmaz kuraldır.

Yabancı dil bilmek elbette önemlidir. Bir bilim adamının kendi alanında yayınları takip edebilmesi,yayın yapabilmesi için en az bir yabancı dili bilmesi gerekir. Bunu ölçmek için yapılan sınavların, adaylar doçentlik düzeyine gelmeden önce yapılması gerekir.
Doçentlik düzeyindeki bir aday yıllarca yabancı dil sınavlarına giriyor, geçemiyor, bir daha, bir daha ve bu yıllarca sürüyor. Kendi öğrencileri doçent, profesör olmuş pek çok bilim adamı Yardımcı Doçentlikte beklemektedir. Bu arada usulsüzlük yapanlar, yasa dışı yollara başvuranlar da görülmektedir. Bu sınavda da basına yansıyan iddialar olmuştur. Geçmişte, fark edilmeden kopya çeken ya da bazı hayırseverlerin ücret karşılığı yardımcı olduğu, yerine başkasını sınava soktuğu iddia edilen kişilerin, şimdi doçent ve profesör olarak görev yapmakta olduğu da bilinmektedir.

Çözüm Nedir?

Yabancı dil eğitim sistemini temel eğitimden başlayarak gözden geçirmeliyiz.Bunun yanı sıra Akademisyen olmak için müracaat edenlere merkezi sistemle Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve Edebiyatı ve yabancı dil sınavları yapılarak her birinden ayrı ayrı barajı aşanlara, başvurduğu akademik kurum bilim sınavı yapar ve başarılı olanlara akademisyenlik yolu açılır. Bir kez başarılı olmak yeterli olur ve bu iş henüz yolun başında halledilmiş olur.

Neden böyle bir sınav sistemi gerekli? diye düşünüyorsanız pek çoğu yüksek okul mezunu olan siz değerli okurlarımız , öğrencilik yıllarınızda, doğru dürüst Türkçe konuşamayan Hocalarınızı, kullandıkları ifadeleri, terimleri, yanlış telaffuz ettikleri kelimeleri, nasıl alaya aldığınızı, hatırlayınız.

Dilimizi, tarihimizi, öğretemediğimiz, öğretmediğimiz, Akademisyenlerimizden , bizim doçentlik sınavına girdiğimiz 90'lı yıllarda yüz üzerinden yetmiş, şimdi ise altmışbeş puanlık yabancı dil başarısı bekliyoruz. Çelişkiye bakınız. Dünyada başka hangi ülke bunu yapar? Vahşi Batıda (Avrupa'nın AB.ne üye büyük? ülkeler kastedilmiştir.) örneği yok ama biz yapıyoruz.

Doçentlik sınavlarının bilim aşaması ve ekonomik ve Siyasi gerekçelerle her ilimize bir üniversite, her ilçeye bir meslek yüksek okulu açılması ile ilgili acizane düşüncelerimizi sonraki yazılarımızda kaleme alacağız. Saygılarımla.

Akademik Sorunlar( 2)
Yazar Sedat DEMİRCAN
Doçentlik Sınavları


12.Mart 2007 tarihinde Gazi Ü.Tıp Fakültesinde düzenlenen 14 Mart Kutlama Haftasında, yıl içerisinde bir üst Akademik Basamağa Yükselen Öğretim Üyeleri için düzenlenen törende Profesörler adına yapmış olduğum konuşmanın özetini sizlerle paylaşmak istiyorum
“ Sayın Rektörüm, Dekanlarım, Saygıdeğer Öğretim Üyeleri, Değerli konuklar,

Akademisyenlikte bir üst basamağa çıkan tüm Öğretim Üyesi arkadaşlarımı tebrik ederek başlamak istiyorum.

Uzun,yorucu mücadeleler sonucunda ulaştığımız bu mevkiinin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yolda bizlere yardımcı olan, zorluklara bizimle birlikte göğüs geren, fedakarlıklarda bulunan ailelerimize ve emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

Profesör, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa göre en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişilere verilen unvandır.

Sözcük , "bir sanat ya da bilim dalında en yüksek düzeyde uzman" anlamına gelen Latince professor'ün karşılığı olarak dilimize girmiştir. Uzun yazım biçimi "profesör" ile bir unvan olarak ilk kez 1706 yılında, kısa yazım biçimi "prof." ile ise 1838 yılında kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde konu ; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun , "Profesörlüğe yükselme ve atama" başlıklı 26. maddesi ile düzenlenmiştir.

Araştırma görevlilerinin Profesörler hakkındaki düşünceleri;

PROFESÖR DEGiLiZ Ki ' 'HAVAMIZ OLSUN''

DOCENT DEGiLiZ Ki '' KADROMUZ DOLSUN''

BiZ DAHA ASiSTANIZ ARKADAS'

HADi BAKALIM'' YOLUMUZ ACIK OLSUN'...

15 dakikalık işi 4 saatte yapan insan...


Çivileri yerinden çıkmakla kalmayıp kaybolmuş insan tipi ;)


Olunması gereken şey,


Demişler hocaları için.


Birkaç akademik konudan da bahsetmek istiyorum.


Yeni üniversite açılması; Ülkenin iş alanları ve gereksinimleri doğrultusunda üniversite açılmalıdır. Milyonlarca işsiz, üniversite mezununa istihdam yaratılmadan, gençleri 4-5 yıl üniversitede oyalama ve Üniversite açılan illere de şirin gözükme, taktiği olarak görünmektedir. Açılan Tıp Fakültelerinin bir çoğu o ilin Devlet Hastanesinin bile düzeyinde değildir.


Öğretim üyesi yetiştirmek sadece jüri kurmakla olmuyor. Gazi Üniversitesinde herkes işini en iyi şekilde yapıyor kimsenin kuşkusu olmasın.


Öğretim görevliliği merkezi sınavı İle elimizden öğretim üyesi adayı seçme hakkı alınmak isteniyor.Bu girişim önlenmelidir.

Doçentlik sınavları:

Dil sınavı, akademisyenliğin en başında ve Türkçe baraj olmak üzere yapılmalı, ayrıca yabancı dil sınavı ile yola çıkılmalıdır. Bu sınavlar objektif olmalı, bazı dedikoduların da önüne geçilmelidir.

Doçentlik sınavında uygulama aşaması geri getirilmelidir. Cerrahi branştaki doçent adayının ameliyattaki performansı da değerlendirilmelidir. Sadece sözlü sınav yeterli bir değerlendirme değildir.

Akademisyenlerin maaşları:

Türkiş in rakamlarıyla Şubat 2007 de dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı 2.065 TL.dir. Bu rakam profesör maaşıdır. Profesörler bile yoksulluk sınırındadır. Hekimler olarak açlık ve yoksulluk sınırı arasında ücret alan kişileriz, ekonomik durumumuzun düzeltilmesi beklentimizdir.

Sağlıkta Performans:

Amacından saptırılmış olarak yürütülmektedir. Üniversite hastaneleri bu kapsama alınmayarak cezalandırılmıştır. Performans ve koruyucu hekimlik çelişmektedir. Hastalığın artmasından memnun olan bir kişinin hekimliğinden şüphe edilir. İtfaiye görevlilerinin yangın başına prim aldıklarını düşününüz, yangın çıktıkça sevinmek çelişki değilmidir?

Üniversite hastaneleri döner sermaye dağıtamaz duruma getirilmiştir.

Yabancı uyruklu doktor çalıştırmak istiyorlar. Atamızın ‘Beni Türk Hekimlerine Emanet Ediniz’ sözünü hatırlatmak isterim. Ülkemizin hekim sayısının yetersiz olduğu kanaatinde değilim. Hekim dağılımının düzenli olmamasından kaynaklanan eksiklikler olabilir. Yasa şimdilik Köşkten döndü. Böyle giderse 16 mayıstan sonra tekrar gündeme getirilecektir.

Ulu Önderimizin birkaç sözüne yer vermek istiyorum;

Sayın Gençler,

" Hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır. Galip olmak, mağlup olmak. Size, Turk gençliğine terk edip bırkatığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız. Milletin yukselme neden ve şartları için yapılacak

şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin.

Milleti o yükselme noktasına götürmek için dikilecek engellere hep birlikte engel olacağız.

Bunun için beyinlerinize, pazularınıza, bacaklarınıza müracaat edecek, fakat neticede mutlaka ve mutlaka o gayeye varacagız...Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır."

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir”. Mustafa Kemal ATATURK
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir,fendir.İlim ve fenden başka yol gösterici aramak gaflettir,dalalettir,cehalettir”. Mustafa Kemal ATATURK

Bizler bu gayeyle görevimizi sürdüreceğiz.

Tekrar emeği geçenlere teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum.”

Yukarıda çok özet olarak aktardığım yazıda pek çok konuda acizane görüşlerimi kısaca belirtmiştim. Salonu dolduran yüzlerce kişinin uzun alkışları ile kürsüden indim. Bu konuşmadan 10 gün kadar sonra 17 üniversitenin daha açılması için Bakanlar Kurulu Kararı çıkartıldı ve YÖK’e gönderildi.

Prof.Dr.Sedat DEMİRCAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PROF. DR. SEDAT DEMİRCAN - RESMİ WEB SİTESİ

İLETİŞİM : info@sedatdemircan.com